banner51
22 Eylül 2019 Pazar

SERİK, AYAĞA KALK, ATATÜRK GELDİ!

09 Mart 2019, 18:26
SERİK, AYAĞA KALK, ATATÜRK GELDİ!
Himmet Cansız - Antropolog
Atatürk, ilk kez 6 Mart 1930' da Antalya' ya gelir. İkinci gelişi 10 Şubat 1931, üçüncü gelişi 18 Şubat 1935. Antalya halkı coşkuyla Atatürk' ü karşılar. Atatürk de ulusunu kucaklayıp bağrına basar.O; ulusunun yanına yüzlerce korumayla gitmeyen; halkçı, özgüvenli, insancıl, samimi bir insandır. Aynı zamanda kendisini milletine emanet etmiş büyük bir devrimcidir. Antalya valisi akşam, büyük kurtarıcı onuruna bir yemek verir.Yemeğe; kentin ileri gelenleri, eşrafı ve halktan pek çok kesim katılır. Yemek; ülkeye ve dünyaya ilişkin sorunların konuşulup tartışıldığı yerel bir kurultay şeklinde geçer. Yemekte ilginç bir diyalog yaşanır. Vali, yemeğe katılan kişileri, tek tek Atatürk ile tanıştırır. Çok güzel, özgüvenli, vakur duruşlu bir bayanın önüne geldiklerinde, vali:"Paşam!Bu hanımefendi, şehrimizin önde gelen aydınlarından, felsefe öğretmeni Türkan Örsbaşbuğ" der. Kadının soyadı Atatürk' ün dikkatinden kaçmaz. O'na bakıp gülümser: "Sizi tanıdığıma çok sevindim, ama;bir ülkede iki tane başbuğ olmaz, BAŞBUĞ benim! Bundan sonra sizin soyadınız Örsbaştuğ olsun" der. Atatürk' ün, bu espirili ve ince mesajı Türkan hanımın çok hoşuna gider.Atatürk'e dönerek: "Paşam siz nasıl emredersiniz" der, daha sonra da soyadını Örsbaştuğ olarak değiştirir. 1935 - 1938 yıllarda CHP' den Antalya milletvekili (saylav) olur. Antalya'nın ilk kadın milletvekilidir. (Çok partili siyasal yaşama 1946 yılında geçildiğini anımsatalım ).M. K. Atatürk, 9 Mart 1930 Pazar günü Antalya' dan Serik' imize geçer. Serik' ten de, Belkıs/ Aspendos' a hareket eder.Yöre sakinleri sevinç içindedir. Halk atasına koşar, atasıyla coşar. Belkıs, şölen yerine döner. Çünkü; tarihin akışını değiştiren büyük devrimci Serik' te dir. Antik Roma tiyatrosu önüne Yörük çadırları kurulmuştur. Kurtuluş Savaşı sırasında, kuvva- i milliye güçlerine önemli yardımları olan Karakoyunlu Yörüğü Zeybek Bey, Atatürk'ün onuruna özel bir çadır kurar. Atatürk, o çadırda ağırlanır. Otağ gibi bir çadırdır. Burda, büyük kurtarıcının şu ünlü sözüne yanıt verilmiştir sanki: "Arkadaşlar! Toros dağlarına bir varın, orda bir tek Yörük çadırı görürseniz ve o çadırda duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki; bu dünyada hiç bir güç ve kuvvet asla bizi yenemez!" Yüce Atatürk, ne güzel söylemiş. Çünkü; Türk halkının içindeki; tarihsel özü, közü, tözü en iyi o biliyordu. Çanakkale' de, Sakarya' da Dumlupınar' da görmüştü bu özü. Türk ulusunun yılmaz bir savaşçı olduğunu en iyi O biliyordu. Etrak-ı bi idrak olamazdı bu ulus. Olmadığını da, tarihin her döneminde kanıtlamıştı.Türk halkı, inanıp güvendiği bir önderi bulunca, yedi düveli yenebiliyordu. Kurtuluş Şavaşı' nda, devrin tüm sömürgeci emperyalist devletlerini yenmişti bu yoksul halk. Özgürlüğü ve bağımsızlığı uğruna, tarihin en ağır bedeleni ödemiş bir halktı Türk halkı. Evet. Yedi düveli yenmişti Anadolu insanı. Bozkırın çocukları, özgürlüğe ve bağımsızlığa düşkündür.Yeter ki içerden hançerlenmesin. Tarihsel olarak bilebildiğimiz,Tomris Hatun ve Mete' den(Börü Tonga) bu yana; steplerde at koşturmuştu bu halk… Atatürk, Aspendos' da; sanat tarihi, arkeoloji vb.alanlarda da, derin bir bilgiye sahip olduğunu sohbet esnasında göstermiştir. Antalya müzesi müdürü S.Fikri Erten, konuyla ilgili bilgiler vermişti Atatürk' e. Halkla konuşurken, güvenlik sorunlarına geliyor sohbet.Yöre sakinleri, bir eşkiyadan çok dertli. Atatürk:"Demek; yörenizde eşkıya, haydut, yol kesen var, kendi aranızda halledin." diyor. Rahmetli babam çok anlatırdı bu tevatürü. Ne derece doğrudur bilmiyoruz. Fakat doğru olduğunu yaşanan olaylardan anlayabiliyoruz. Halk; silahını pusatını kuşanıp, yörenin azılı eşkiyası Rırza Efe ve adamları (Deli Irza), Güllüyurt mevkiinde, kıstırıp öldürüyor. Serik halkı; hangi görüş, inanç ve meşrepten olursa olsun Atatürk' ü çok sever. Cumhuriyete ve devrimlerine bağlıdır. İçerden, dışarıdan, bunca; sistemli, örgütlü, psikolojik, asimetrik saldırıya karşın, Atatürk ve cumhuriyet dimdik ayakta. Atam! Serik, sonsuza kadar bağlı kalacak sana.Ruhun şadolsun! Dip not: Rahmetli anacığımın dedesi Mehmet Çavuş, Atatürk' ün komutasında, Çanakkale' de şehit düşmüştür.Tüm şehitlerimizin ruhu da şadolsun! Foto: M.K.Atatürk, Serik/Aspendost' da onuruna kurulan Yörük çadırında oturuyor.
9 Mart 1930

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
En Başarılı Antalya İl Başkanı Sizce Hangisi?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV